Kara trenle İzmir’e gidiş

Komutan anlatıyor (namı diğer ihtiyar):

İzmir’e giden tren hareket edeli saatler olmuş şimdi ısınacak diye şaibeler dolaşıyor o arada Eskişehir’e gelmişiz soğuk buz gibi ; eh ateşim 39 olmuş kompartımandaki beni yeni tanımış çocuklar ( Necip,Ayhan vs) beni üşütmemek için ellerinden geleni yapıyorlar üzerimde katlarca mont, kazak var komutanımız Mehmet hemen sıhhıye eri bulup getirdi er bana baktı ‘ gel sana ilaç vereceğim alırsın bir şeyi kalmaz’ dedi herkes merak ediyor antibiyotikler ağrı kesiciler gripin vs almış adam hangi ilaçla ayağa kalkacak.45 dakika sonra elinde mucize ilaçla komutan Mehmet kapıda göründü : A S P İ Rİ N

O GECE BİZ TÜRK ASKERİNİN NEDEN HASTA OLMADIĞINI ÖĞRENDİK

Mehmet tertip anlatıyor:

Tren hareket etmeden önce bizlere kumanya verildi. Yol bir tam günden çok sürecek , bu nedenle kahvaltı ve iki öğün yemeğe eşdeğer gıdalar. Lakin önce talimat geldi, kimse emir verilmeden bir şey yemeyecek. Yani emir geldiğinde

”kahvaltı yapılacak: YAP”,

ya da

”akşam yemeği yenecek: YE”

bir şeyler yiyeceğiz. Fakat verilen kumanyada her şey karışmış. kahvaltılık ile öğlen, akşam yemekleri bir bulamaç gibi. Yumurtalar, peynir , köfte , helva hepsi bir arada. Nasıl yenecek?

Anladık ki trenin geçtiği yerlerde tezgahlar kurulmuş, millet askere yiyecek satıyor. Simit,ayran, puaça, vs.,